KORONA (Corona) VİRÜS (2019-nCoV)

1960 yıllarında keşfedilen Korona virüsler, insanlar dahil tüm memelilerin solunum yollarını etkileyen virüs türleridir.

2019 senesinin Aralık ayı ortalarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyanın korkulu rüyası olan “2019-nCoV” virüs enfeksiyonu, 19 Şubat 2020 tarihine kadar yalnız Çin’de 75.000 kişiden fazla insanda görülmüş ve 2020 kişinin de ölümüne neden olmuştur. Virüs, Çin’den 25 ülkeye daha yayılmış ve bazı ülkelerde de ölümlere neden olmaya başlamıştır.

Korona virüslerin bazı tipleri daha önce de salgınlara neden olmuşlardı.
Örneğin;

SARS (Severe Acute Respiratory Syndrone = Şiddetli Akut Solunum Sendromu), insanları etkileyen “SARS-CoV” virüsünün neden olduğu bir solunum yolu sendromuydu. Hong Kong’da 2002 yılında başlayan salgın, 2003 yılında 37 ülkeye yayılmış, 8 ayda dünya çapında 8422 kişide görülmüş ve 916 ölüme neden olmuştu. W.H.O. (Dünya Sağlık Örgütü) ölüm oranını %10,9 olarak açıklamıştı.

MERS (Middle East Respiratory Syndrome = Orta Doğu Solunum Sendromu) de “MERS-CoV” virüsünün etken olduğu bir enfeksiyon olarak ilk kez 2012 yılında Ürdün’de görülmüş, dünyaya orta-doğu ülkelerinden yayılmıştı. W.H.O.’ın verilerine göre de; hastalığa yakalanan 2.494 kişiden 858’i ölmüştü (%2,9).

Her iki virüsün ilk kaynağının yarasalar olduğu, ancak SARS’ın, insanlara kedilerden, MERS’in ise develerden bulaştığı saptanmıştı.

koronaGünümüzde, Çin’in 11 milyon nüfuslu Wuhan kentindeki Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklandığı tahmin edilen “2019-nCoV” virüsünün neden olduğu salgının, insanlara balıklardan geçtiği ve genetik yapısının değişerek, insanlardan insanlara bulaşır duruma geldiği öngörülmektedir.

Virüs, hasta kişilerin öksürme ve aksırması ile havada asılı kalan ve CANLI HÜCRE TAŞIYAN DAMLACIKLARIN solunması, ya da hasta kişilerin salgılarının bulaştığı yüzeylere temasla bulaşmaktadır. Canlı hücre tarafından taşınmayan virüs, ortamda 10 dakikadan fazla yaşayamaz.

Bulaş olan kişilerde önce hafif bir ateş, kuru öksürük, burun akıntısı ve halsizlik olur. Daha sonra kas ağrıları gelişir ve hastalık, solunum yolu enfeksiyonu olarak seyreder. 8-10 gün içinde akciğerlere yerleşen virüs, akciğer ödemi ve solunum yetersizliğine neden olur.

W.H.O.’nın “2019-nCoV” salgınının ne kadar ölümcül olduğuna ilişkin raporuna göre;

Hastaların %81’inde hafif semptomlar, %14’ünde şiddetli semptomlar görülmekte ve %5’inde de kritik evre oluşmaktadır.

Hastalıktan ölüm oranının %1 ile %2 arasında olduğu bildirilmektedir ancak, tedavi gören hastaların binlerce kişi olması bu rakamların güvenirliğini şüpheli kılmaktadır. Çünkü ağır vakalarda ölümler artarsa ölüm oranı daha yüksek olabilir ya da hafif vakalar rapor edilmediği için ölüm oranı daha da düşük olabilir.

W.H.O.’na göre hastalığın kuluçka süresi (enfeksiyon etkeninin konakçıya girdikten sonra, hastalık belirtisinin ortaya çıkması için geçen süre) 14 gündür ancak, bazı Çin’li bilim adamları, bazı insanların, semptomları olmadan da hastalığı bulaştırdıklarını ileri sürmektedirler.

Hastalığın tedavi amacıyla ilacı ve korunma amacıyla aşısı bugüne kadar henüz bulunmamıştır. Bu durumda korunma amacıyla neler yapabiliriz?

Genel temizlik en önemli kural olup;

  1. Ellerinizi sabunlu suyla sık sık yıkayın.
  2. Kirli ellerinizle ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.
  3. Hastalarla aynı kaptan yemeyin, aynı bardağı paylaşmayın ve öpüşmekten sakının.
  4. Öksürürken ya da aksırırken ağız ve burnunuzu mutlaka kağıt mendille kapatın ve kullandığınız mendili mutlaka çöpe atın.
  5. Özellikle toplu taşıma araçlarından inince ya da herkesin elle temasta olduğu yerlere temastan sonra tek kullanımlık mendillerle ellerinizi sık sık temizleyin.
  6. Kapı kolları, oyuncaklar gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin.
  7. Kapalı ve kalabalık mekanlarda mümkün olduğunca bulunmayın.

Virüsleri İNAKTİF (etkisiz) hale getirmek için temizlik amacıyla aşağıdaki karışımları DEZENFEKTAN OLARAK kullanabilirsiniz.

  1. % 0.5’lik (1 litre suya 5 ml.) HİDROJEN PEROKSİT,
  2. % 0.1’lik (1 litre suya 1 ml.) SODYUM HİPOKLORİT (beyazlatıcı çamaşır suyu),
  3. % 60-70’lik ETİL ALKOL.

Bugüne kadar hastalığa kesin bir ilaç tedavisi bulunmamıştır.

Bazı bilim adamları, AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlarla, bazı anti-viral ilaçların kombine olarak kullanılmasıyla, hastalığın hafif seyredebileceğini ileri sürmektedirler.

Ağır vakalarda, hastalara yoğun bakımda ancak mekanik solunum cihazıyla oksijen tedavisi uygulanmaktadır.

 

Bir cevap yazın

Göndermeden önce aşağıdaki sorunun cevabını yazın: * Zaman doldu, lütfen aşağıya tekrar bir değer giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.