Tahlilleriniz İçin İzmir'deki Güvenilir Adresiniz
Bizi Arayın: 0(232) 464 2207

Kalp-Damar Hastalıkları

Kalp-Damar

  • Kan dolaşımı yolları hastalığı, kadınlarda göğüs kanseri hastalığından 5 defa daha fazla oranda görülmektedir.
  • Aslında kalp hastalığı, kan damarlarının bir hastalığıdır ve vücuttaki yağın, damarlarımızın iç duvarlarında birikerek damar sertleşmesi sonucunda oluşur. Damarların içindeki bu yağ birikimi; damar çaplarının daralmasına ve dolayısıyla yeterli miktardaki kanın kalbe, beyine, adalelere ve tüm hücrelere yeterli miktarda oksijeni taşıyamamasına neden olur. Bunu yeni bir soba borusunun işlevine benzetebiliriz. Yeni ya da kömür krumlarından temizlenmiş bir soba borusu sobadaki dumanı nasıl rahatlıkla çekiyor ve sobanın tütmemesini sağlıyorsa, yağdan arınmış damarlarımız da yeterli miktarda kan ve dolayısıyla da yeterli miktarda oksijen taşır ve kalp hastalığı önlenir.
  • Kalp hastalığını azaltmak için atılacak en önemli adım, beslenmede alınan katı yağ oranının azaltılması, kızartma, koyun etinden kaçınılması, tavuk, balık ve dana etinin haşlama ya da ızgara olarak yenilmesi ve sebze ağırlıklı besinlere ağırlık verilmesidir.
  • Damar sertleşmesi hastalığı olan her 5 kişiden ikisi hastaneye yetişme imkanı olmadan ani ölüm riski içindedirler.
  • Damar sertliği hastalığını önlemek için en önemli 2 hedef, LDL (kötü huylu) kolesterolünün oksidasyonu ile kandaki kolesterolün oranını azaltmaktır. Bu nedenle diyetin yanında aktif spor yapmanın gerekliği yadsınamaz.
  • Kandaki kolesterol oranı normal olan bazı kişiler kalp krizi geçirir neden? Çünkü kolestrolün yanında Homocysteine, kalp ve damar hastalıklarına neden olan ikinci nedendir. Bu nedenle 6 ayda bir Total Kolesterol, HDL (iyi huylu) kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit testlerinin yapılması sağlığınızın sigortası olacaktır.
  • Birçok hastalıklarda -bunların içinde kalp hastalığı da dahil- asıl sorun yediklerimiz değil, yemediklerimizdir. Bu nedenle damarların ana gereksinimi olan vitaminleri ve bitkisel gıdaları beslenmenize ekleyin.

Kalbinizle dost olun

GÜNDE ÜÇ KİLOMETRELİK BİR YÜRÜYÜŞ ÖLÜM RİSKİNİ % 50 AZALTIYOR

Yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, günde üç km. ya da daha fazla bir mesafe yapılan yürüyüş, tüm ölüm riskini yarıya indirmektedir. Kanser ve kardiyovasküler hastalıklardan ölme riskini de azaltmaktadır. Birkaç merkezde yürütülen çalışmada, yaşları 61 ile 81 arasında değişen, sigara içmeyen ve her gün düzenli olarak yürüyüş yapabilen 707 emekli erkek, 12 yıl süre ile takip edildiler. Bu süre içinde gruptan 208 kişi öldü. Çalışma sonuçlarına göre, günde 1.5 km. ve daha az yürüyenlerin % 43.1’i ölürken, 3 km.’den fazla yürüyenlerde ölüm oranı, yaklaşık bunun yarısı kadar, % 21.5 oldu. Araştırmacılardan Dr. Abbott, düzenli yürünen mesafenin ölüm riski üzerinde önemli bir rol oynadığını, günde 1.5 km.’den daha az yürüyenlerin en yüksek ölüm riskine sahipken, 1.5-3 km. arasında yürüyenlerin ikinci yükseklikte ölüm riskine, 3 km.’den daha fazla yürüyenlerin en az ölüm riskine sahip olduklarını ve günlük yürünen mesafenin her 1.5 km.’lik artışı için, ölüm riskinde % 19’luk bir azalmanın olduğunu açıkladı. Çalışmada takip edilen hastalarda görülen en sık ölüm nedeni kanser oldu. Kansere bağlı ölüm, günde 1.5 km.’den daha az yürüyenlerde %13.4, 3 km. den fazla yürüyenlerde % 5.3 olarak gerçekleşti. Daha uzun mesafe yürüyebilenlerde kardiyovasküler ve felç gibi nedenlerle görülen ölümler, istatiksel bir farklılık taşımamakla birlikte, kısa yürüyenlere göre daha azdı.

Bu araştırmalar, düzenli yapılan yürüyüşlerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini göz önüne sermektedir. Daha önce yapılan pek çok çalışma da, yürüyüş ya da diğer düzenli egzersizlerin kan basıncını düşürdüğünü, damar sertliğini azalttığını, kan lipit düzeyleri ve pıhtılaşma mekanizmaları üzerinde olumlu etkilere neden olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli yapılan hareketlerin kan dolaşımını artırarak, organların kanlanmasını, dolayısıyla beslenmesini ve metabolizma artıkları ile toksik (zehirli) maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır. (Kaynak: The New England Joumal of Medicine, 1998; 338: 94-99)

SAĞLIK DÜNYASINDAN HABERLER.

GEN TERAPİSİ KALP KRİZİNİN ÖNLENMESİ AMACI İLE İLK KEZ UYGULANDI
New York Cornell Tıp Merkezi’nden Dr. Crystal ve arkadaşları tarafından yapılan yeni bir tedavide, kalp kasında kan akımını artırarak kalp krizini önlemek amacıyla gen tedavisi uygulandı. Uygulama, üçlü bypass uygulanan 60 yaşındaki bir erkek hastaya, özel bir gen taşıyan zararsız bir virüs enjekte edilerek gerçekleştirildi.

Önce, yeni damar gelişimini uyarıcı bir etkiye sahip olan ve “damar endoteli büyüme faktörü” adı verilen bir proteini kodlayan gen, virüse yerleştirildi. Sonra, virüs, ameliyat sırasında kalbin hasta bölgesine, 10 ayrı enjeksiyonla verildi. Daha önce, çeşitli merkezlerde bazı hastalıklar için denenen gen tedavisi, ilk kez bu uygulama ile hasta kalp dokusunda denenmiş oldu.

Leave a Reply

Göndermeden önce aşağıdaki sorunun cevabını yazın: * Zaman doldu, lütfen aşağıya tekrar bir değer giriniz.